Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor
Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor
Rahat korse kullanılabildiği için vücuda şekil verme operasyonlarına, güneşten korunulabildiği için de yüz ameliyatlarına, kış aylarında talep artıyor. Her geçen gün hızla gelişen plastik cerrahide yeni hedef ise yakın zamanda kök hücrelerden faydalanabilmek
“Deriyi ilgilendiren yüz ameliyatlarında, yüz germesi, peeling, dermabrazyon (cilt soyma) işlemlerinde pigment sorunlarının ortaya çıkmaması, ve ödemler oluşmaması için kış aylarını tercih edebiliriz.”
Daha güzel görünmek için doğallıktan vazgeçmek gerekmiyor. Çünkü artık estetik ameliyatlarda aranan en büyük özellik kişiyi doğal göstermesi. International Hospital Estetik ve Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Bölüm Sorumlusu Dr. Nuri Soysal ile Acıbadem Kozyatağı Hastanesi ve Bağdat Caddesi Tıp Merkezi’nin Estetik ve Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydın Saray, bu alandaki gelişmeleri anlatıyor.
Kimlere plastik cerrahi uygulanıyor?
Dr. Nuri Soysal: Plastik cerrahinin alanı, estetik ve plastik rekonstrüktif cerrahi olarak ikiye ayrılıyor. Rekonstrütktif cerrahi doğuştan gelen problemleri de kapsadığı için üç günlük, beş günlük, beş aylık bebekten, kişinin ömrünün sonuna kadar bir yelpaze içinde ihtiyaç duyabileceği bir alandır. Küçük yaştaki çocukların çeşitli kaygıları, gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği için birtakım ruhsal problemleri yaşamadan bu sorunları halletmemiz gerekir. Dolayısıyla ameliyat yaşını oldukça erken yaşlara çekebilme durumumuz söz konusu.
Çocukluk döneminde genellikle ne tür estetik operasyonlar yapıyorsunuz?
Dr. Soysal: Daha çok kepçe kulak operasyonları yapıyoruz. Bundan çok rahatsız olan çocukların, okulda birtakım travmalar yaşamaması için henüz okula başlamadan bu sorundan kurtulma şansları var. Estetik anlamda, gelişimini büyük oranda tamamlamış bir kulak 5 yaşından itibaren ameliyat ile düzeltilebilir. Doğuştan ya da sonradan olan fiziksel bozuklukların çocuğun ruhsal gelişimini engellememesi ve daha iyi bir şekle ulaşıp okul zamanında birtakım travmalara neden olmaması için erken çocukluk yaşlarında yapılabilecek birtakım estetik işlemler olabilir. Bunlar, birtakım izler ya da hareketini kısıtlayan durumlar olabilir. Yaralanmalardan sonra oluşmuş kötü izleri bunların arasında sayabiliriz. Ayrıca dudak yarıklarının oluşturduğu bu kapsamda ele alınır.
Kişinin kemik yapısının oturmuş olması gerekiyor mu, özellikle burun düzeltme ameliyatlarında?
Dr. Soysal: Sadece kemiğin değil, kıkırdak, doku ve organ gelişiminin de tamamlanması gerekiyor. Burnun gelişiminin tamamlaması da genellikle 16-17 yaşlarda olur.
Peki hastalar için belirlenen bir üst yaş sınırlaması var mı?
Dr. Soysal: Hayır yok böyle bir şey. Geçenlerde bir hastamız geldi, 60 yaşında burun estetiği yaptırdı. 20’li yaşlarından bu yana şikayetçiymiş burnundan ama yeni yaptırabildi. İnsanların hazır olması gerekiyor, kimi maddi açıdan kimi eşi izin vermediği için bekliyor ama şartlar hazır olduğunda yaptırabiliyorlar.
Hastanın ruh hali operasyonlar açısından önemli mi?
Dr. Soysal: Tabii, biz hastada stabil (durağan, oturmuş) bir ruh hali isteriz. Ruh halini genel sağlığın dışında tutma şansımız yok. Karaciğer hastalığı olmasın derken anestezik ilaçlara bakarız ama genel sağlık açısından hem karaciğerine, hem ruh haline her şeyine bakarız.
Kışın yapılmasını önerdiğiniz operasyonlar var mı, neden?
Dr. Soysal: Deriyi ilgilendiren yüz ameliyatları, yüz germesi, peeling, dermabrazyon işlemlerinde pigment sorunlarının ortaya çıkmaması, birtakım ödemler oluşmaması için kış aylarını tercih edebiliriz. Çünkü yazın, bu tür operasyonlarda güneş ışınları ciltte lekelenmeye, uzun süre ödem oluşmasına neden olabilir. Ancak bu, böyle operasyonların sadece kışın yapılmasının şart olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü karar verme aşamasında en önemli faktör, kişinin hazır olması ve kendine zaman ayırabilmesidir.
Burun ve göğüs ameliyatlarında, günümüzde belli bir trend var mı?
Dr. Soysal: Dünyada, doğal yüz germesi, burun, göğse doğru bir yönelme var. Çok büyük göğüsler tercih edilmiyor. Burun ameliyatı olanlar doğal görünmeyi tercih ediyor. Hatta çevrelerindekilere burun ameliyatı geçirdiklerini söylemek istemeyenler bile var. Burada önemli olan hastanın derisine, yüz yapısına, kemik ve kıkırdak yapısına uygun bir şekilde operasyon yapmak.
Bilgisayar teknolojisi alanındaki gelişmeler size estetek cerrahide yardımcı oluyor mu?
Dr. Soysal: Tabii, binlerce bilgisayar programı var. Hastanın resmi üzerinden ona yapılacak burnu gösterebiliyorsunuz. Ama bunu yapamayabilirsiniz de. Çünkü kişinin yapısı çok önemli. Bana maille fotoğraflarını gönderip “Burnum nasıl olabilir?” diye soranlara ben yüz yüze görüşmek gerektiğini söylüyorum. Çünkü siz şöyle yaparım dersiniz, gerçekten yapabilirsiniz de ama olmayabilir de. Bir de kullanılan materyaller önemli. Ben Türkiye’nin en iyi hastanesinde ameliyat yapıyorsam benim görevim her şeyin en iyisini kullanmak…
KÖK HÜCRE TRANSFERİ iÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI
Meme protezlerinde son dönemde yaşanan yenilikleri ve gelişmeleri anlatır mısınız?
Doç. Dr. Aydın Saray: Son zamanlarda koheziv meme protezlerinin kullanılmasında artış var.
Neden?
Doç. Dr. Saray Bunların özelliği yumuşaktan serte doğru üç tipinin olması. Diğer silikon meme protezlerine göre daha dayanıklı ve sert bir yapıları var. Silikon protezlerde delinme, patlama olduğu zaman protezin vücuda sızıp sıvı yağ şeklinde vücutta sağa sola akma hissi var. Bu kohezivler kırılsa da vücuda yağ gibi akmıyor. Bütünlüğünü koruyor. Hastada reaksiyon uyandıracak sıkıntılar yapmıyor. İkinci avantajı da biçmini koruması. Yani yandan bakıldığında gözyaşı damlası şeklindeki meme biçmini çok iyi koruyor. Diğer protezlere göre daha doğal duruyor.
Bu protezlerin olumsuz yanları var mı?
Doç. Dr. Saray: Tek dezavantajı biraz sert olmaları ve yerleştirilmelerinin güçlüğü. Zaten vücutta çok fazla meme protezi yerleştirmek için yerimiz yok. Meme başının içi, göğsün altı veya koltuk altından protez yerleştiriliyor. Serumla doldurduğumuz meme protezlerini, meme başının ucundan yapabiliyorduk. Bu protezlerin göğsün altından yerleştirilmesi gerekiyor.
Bu hastaya ne gibi bir rahatsızlık veriyor?
Doç. Dr. Saray: Meme başındaki izler çok kolay kaybolabiliyor, ancak memenin altındaki izlerin kaybolması altı ayı buluyor. Meme normal durumdayken o izi kapatıyor ama hasta sırt üstü yattığı zaman iz belli oluyor.
Peki, avantajları neler?
Doç. Dr. Saray: Hasta kendini muayene ettiğinde kendini çok daha doğal buluyor. Bazı protezler deride kırışıklık yapabiliyor. Bazen de protezin içine hava kaçınca fokur fokur sesler gelebiliyor. Koheziv protezlerde bu tür şikâyetler olmuyor.
Estetik dünyasındaki yeni haberler neler?
Doç. Dr. Saray: ABD’de geçen yıl silikon protezlerin kullanımına izin verildi. 1992’den bu yana silikon jel dolu olan protezler yasaktı. Türkiye ve Avrupa’da kullanılabiliyordu.
ABD’de neden yasaklanmıştı?
Doç. Dr. Saray: Silikon-jel dolu olan protezlerin sızıntı yapması durumunda bağ dokusu hastalığı olabiliyordu. Omuz ve boyun ağrılarıyla birlikte seyreden bir hastalık yapıyordu. Ben özellikle silikon-jel yerine serumla doldurulan protezler kullanıyordum. Patladığında dışarıya sızan sodyum klorür olduğu için yan etkisi olmuyordu ama artık silikon-jel dolu protezleri de kullanabiliyoruz. Dezavantajları ortadan kalktı.
Kök hücre çalışmalarının uzmanlık alanınızda bir yeri var mı?
Doç. Dr. Saray: İnsanda doku olarak yapı taşı malzemesi sınırlı. Bazı durumlarda insanda hacim veya yapısal özellikleri geri kazandırmak için insanın kendi dokuları yeterli olmuyor. Başkalarından alınan kadavranın kıkırdağı kemiği, bazı özel işlemlerden geçirilerek başka insanlarda kullanılır hale getiriliyordu. Çok fazla burun ameliyatı olanlarda kıkırdak dokusu kalmıyor. Başka insanlardan alınmış kıkırdaklar kullanılıyordu. Ama bunun iki riski var. Bir yabancı madde olması, ikincisi yabancı cisim gibi bir bağışıklık reaksiyonu uyandırması. Vücut bunu eritmeye çalışıyor. Üçüncüsü ve son gündeme gelen risk de bu maddelerden viral hastalıkların geçme riski. Ne kadar dikkat ederseniz edin yapısında viral hastalıklar geçebiliyordu. Bu nedenle kök hücre transferi son dönemlerde plastik cerrahinin de yakından ilgilendiği bir alan.
Ne tür çalışmalar yapılıyor?
Doç. Dr. Saray: İnsanların kendi yağ dokusu içinde, düşük de olsa çok potent yani çok fazla hücreye dönüşüm yeteneği olan hücreler var. Multipotent dediğimiz bu hücrelerden üreterek, daha sonra bunu o kişiye enjekte ederek bir dokuyu üretme ihtimali var. Son zamanlarda meme dokusu üretilme çalışması var. Almanya’da yapıldı bu çalışma. Kişinin kendi kök hücresinden meme büyütmeye yakın hacim sağlandı. Aynı zamanda estetik burun ameliyatlarında septum dediğimiz burun için kıkırdak dokunun yenilenmesi sağlandı.
Bu çalışmalarda ne gibi sorunlarla karşılaşılıyor?
Doç. Dr. Saray: Tabii, etik sorunlar var. Bunun yanı sıra, kök hücreler enjekte edilebilen mor bir sıvı. Bir meme oluşturmak istiyorsanız eğer onu meme şeklindeki bir kaba boşaltmanız gerekiyor, sonra o kabın da erimesi. Bir de örneğin kıkırdak üretmeye çalışırken, hücreler kıkırdakta durmuyor, kemikleşiyor.
Kış aylarında en çok hangi estetikler yapılıyor?
Doç. Dr. Saray: Kış aylarında özellikle vücuda şekil verme operasyonları biraz daha fazla yapılabilir. Vakumla yağ alınması (liposuction) ve karın germe ameliyatları daha fazla olabiliyor. Çünkü, bu ameliyatları yaptıktan sonra hastanın yeni biçimini korumak, karın kaslarını desteklemek için hastaya ilk bir ay sürekli, üç ay da aralıklı olarak korse giydiriyoruz. Yaz aylarında bu korse son derece terletici olabiliyor. Bu korse kullanılmazsa da vücudun biçim alması zor oluyor.
“Ben özellikle silikon-jel yerine serumla doldurulan protezler kullanıyordum. Patladığında dışarıya sızan sodyum klorür olduğu için yan etkisi olmuyordu ama artık silikon-jel dolu protezleri de kullanabiliyoruz.”
Yaşayanlar anlatıyor
‘Artık burnumu seviyorum, fotoğraf çektiriyorum’
Burnunun şeklinden memnun olmadığı için geçen yıl estetik ameliyat yaptıran 24 yaşındaki biyolog Derya Kaymak, “Artık burnumu seviyorum” diyor.
Neden burnunuzdan ameliyat oldunuz?
Derya Kaymak: Burnumun şeklinden memnun değildim. Hiçbir zaman da memnun olmadım.
Ameliyat olmaya nasıl karar verdiniz?
Derya Kaymak: Arkadaşlarımın yönlendirmesiyle oldu. Aslında tam karar vermemiştim ama International Hospital’a gelip Nuri Soysal ile konuşunca “Evet, ben ameliyat olmalıyım” diye karar verdim. Onun konuşması ve anlattıkları beni çok rahatlattı yani. Bu kararımın ardından 15 gün sonra ameliyat oldum. Burnum bir hafta alçıda kaldı, bir hafta bandajlıydı. Daha sonra da çabuk iyileşti.
Şimdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi?
Derya Kaymak: Burnumu seviyorum. Bana bu soruyu soranlara eski ve yeni fotoğraflarımı gösteriyorum.
Peki duygusal açıdan sizi etkiledi mi bu operasyon?
Derya Kaymak: Elbette, eskiden bana profilden bakanlara sinirlenirdim, resim çektirmek istemezdim. Şimdiyse çok mutluyum. Bir de eskiden nefes alırken zorlanıyordum, geceleri burnumdan nefes alamadığım için ağzım açık uyuyordum. Bu tür problemler de ortadan kalktı.
Tags: devrimi, Estetikte, Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor diyeti, Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor kilo vermenin tüyosu, Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor rejimi, Geliyor, HÜCRE
Sorry, comments for this entry are closed at this time.