fazla kiloları verme yolları

fazla kiloları verme yolları
İşte size 3-4 kilo vermenin 50 değişik yolu. Beğendiğiniz birini deneyin. Eğer biri işe yaramazsa, bir diğerine geçin. İpuçlarından birini bir ay boyunca düzenli olarak uygulan bakalım, kaç kilo vereceksiniz?

1- Tamamen unutun

Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.

2- Yiyeceklerinizin miktarını azaltın

Her zaman yediğiniz miktarı indirin. Hala istediğiniz şeyi yiyor olacaksınız. Büyük bir ihtimalle kendinizi aç hissetmeyeceksiniz ve her gün esaslı bir şekilde kalori tasarrufu ettiğinizi göreceksiniz.

3- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin

Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.

4- Ölçüyü kaçırmayın

Dışarıda yemek yediğiniz zaman, bir antre ve ufak bir salata yiyin.

5- Yağ defterini kapatın

Restoranların cazibesine kapılmayın. Hatta menüyü açmayın bile. Neyi sipariş edip etmemeniz gerektiğini nasılsa çok iyi biliyorsunuz.

6- Atıştırmayı bırakın

Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin…

7- İçtiğiniz süte dikkat edin

Eğer her gün süt içme huyunuz varsa, perhiz yapanlar için piyasadaki yağsız sütleri tercih edin. Her gün l fincan yağlı süt yerine, içeceğiniz l fincan yağsız süt, haftada 32 gr yağ almayı engeller.

8- Ev yemeklerine “dur” deyin

Gelecek bir ay için annenizin, ya da akrabalarınızın davetlerini kabul etmeyin.

9- Buzdolabınıza baskın yapın

Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyyen yasaklayın.

10- Haftasonlarını özelleştirin

Ağır yemekleri ve yağlı brunchları ortadan kaldırın, iki dilim ekmek kızartın, bunun üzerine taze çilek veya mango koyun. Beyaz şarap veya az alkollü bira için. Pazar öğleden sonraları dondurulmuş yoğurt yiyin.

11- Sinema menünüzün şeklini değiştirin

Gelecek ay sinemaya giderken yiyeceğinizi yanınızda götürün. Bu bir muz olabilir, ya da evden götüreceğiniz sağlıklı yarım sandviç.

12- Daha çok su ve soda

Alkolün yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz.

‘Hızlı ve hareketli olun’ Gündelik ve iş yaşamınızda hareketli ve hızlı olmaya çalışın ki, bol bol kalori yakın. Boş vakitlerinizde yürüyüşe çıkın.

13- Vücudunuzu lifle doldurun

Aç kalmaktan kaçının. Çok lifli besinler midenize dolgunluk hissi verir. Böylece mideniz kazınmayacak ve açlık hissetmeyeceksiniz.

14-Yağa “dur” deyin

Vermeyi amaçladığınız kilonun yanında günde almanız gereken maksimum yağ miktarı, aldığınız günlük kalorinin yüzde 25’ini oluşturur. Bu miktarı daha aşağı düşürmeyin. Yağ enerji verir. A,B,E,K vitaminleri vücut için yararlı fonksiyonlara sahiptir.

15- Diyet yiyeceklere sadık kalın

Birkaç kilo verince hemen rahatlamayın, ihtiyacınız olan besinleri bol miktarda depolayın, meyve ve sebzeler, sebze çorbaları, kuskus, bulgur, ayıklanmamış pirinç gibi…

16- Çikolata yeme isteğinizi bastırın

Eğer adet öncesi dönemdeyseniz, çikolata yeme isteğinizi kesinlikle engelleyemiyorsanız, küçük mini barlardan alın veya şekersiz, sıcak kakao, yağsız puding kullanın.

17- İşkolik olun

Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında… Şirketteki doğumgünü ve partilerde şerefe kaldırdığınız kadehin içinde soda olsun.

18- Kremayı kesin

Bir sinema yıldızı, içinde krema kelimesi olan hiç birşeyi yemediğini söylüyor. Kremalı pasta, kremalı çorba gibi. Çünkü o, krema demenin yağ demek olduğunu biliyor. Bunun tek istisnası, yağsız krem peynir demektir.

19- Kalorileri azaltın

Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.

20- Kahvaltı edin

Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.

21- Bütün dikkatinizi yiyeceğinizde toplayın

Kilosundan yakınan insanlar, genelde yemek yerken televizyon seyreden, ya da konuşan kimselerdir. Sofrada insanlarla konuşmak dışında yemek yerken bütün işlerden vazgeçin.

22- Sebzeye düşkün olanlar

Sağlığınız için günde en az 5 çeşit sebze ve meyve yemeniz gerekir. Bunu gerçekten deneyin. Şişkinlik hissetmeden nasıl tok durduğunuza şaşıracaksınız. Böylece doygunluk hissi veren yağsız, bol lifli bu yiyecekler, yememeniz gerekenlere midenizde çok az yer bırakır.

23- Fast Food’a dikkat edin

Fast Food, diyetiniz için iyi bir seçim değildir. Fakat bazen Wendy’s veya Mc Donald’s ziyaret etmek zorunda kalırsanız, sade hamburger ve diyet içecekleri tercih edin.

24- Vücudunuzu çalıştırın

Sizi daha aktif olmaya zorlayacak bir part-time iş edinin, yada gönüllü yapacağınız bir iş bulun. Yaşlı komşunun köpeğini gezdirin.

25- Süratinizi arıtırın

Yaptığınız iş ne olursa olsun, bunu daha fazla kalori yakacağınız bir seviyeye getirin. Bir hafta içinde birçok kez yürüyüş yapıyorsanız, haftada bir yapın ama yürümek yerine koşun. Akşam yemeğini bir tabureye oturarak mı hazırlıyorsunuz? Ayağa kalkın. Etrafı toparlarken müzik setinde çalan parçanın eşliğinde dans ederek hareket edin.

‘Lifli yiyecek yiyin!’ Fast food beslenmeyi bırakın. Öğünleri sıklaştırın ve sizi tok tutacak lifli gıdalarla beslenmeye çalışın. Öğünlerinizde meyve ve sebze ağırlıkta olsun.

26- Ufak bir çocuğu veya köpeği ödünç alın

Çocuğunuz veya köpeğiniz yoksa, bir ay için cumartesi ve pazar günleri bir yakınınızın küçük çocuğuna bakın, ya da arkadaşınızın köpeğini yürüyüşe çıkarmayı üstlenin. Herkes sizin ne kadar yardımsever olduğunuzu düşünürken, siz bol bol enerji harcayacaksınız.

27- Spor yapın

Öğle yemeği randevularınızı spor salonunun randevuları ile değiştirin. Sağlıklı, ufak bir öğle yemeğinden sonra spor ayakkabılarınızı giyin, arkadaşınızla buluşun ve bir yerlere gidin. Hızlı bir yürüyüşe çıkın veya mevsimine göre yüzmeye yada bir aerobik sınıfına katılın.

28- Zoru deneyin

Hiç denemediğiniz fakat istediğiniz ama gözünüzü korkutan bir spor var mı? Dağcılık, buz pateni, ralli size korku mu veriyor? Eğer fiziksel olarak bunları yapmaya uygunsanız hemen bunlarla ilgili bir sınıfa yazılın. Bu, belki de hayatınız boyunca vazgeçemeyeceğiniz bir uğraş olacak ve kilolarınız tahmininizden çok önce kaybolup gidecek.

29- Günde bir saatinizi kendinize ayırın

İşyerinde çok kötü bir gün geçirdiyseniz, arkadaşlarınız ile oturup sohbet etmek güzel. Fakat sohbet ederken biraları bitirip, fıstık kesesini parlatmayın. Yorucu bir günün sonunda bisikletle dolaşmayı deneyin, ne kadar dinlendiğinizi göreceksiniz.

30- Dans edin

Sadece Cuma geceleri dans etmek yerine bir hafta boyunca, gün aşırı dans edeceğiniz yerlere gidin veya sevgilinizi, eşinizi bir dans kursuna yazılması için ikna edebilirseniz, kilolarınızı kaybederken aşk hayatınıza yeni bir heyecan da katmış olursunuz.

31- Etrafı toplayın

Halının üzerine yayılmış gazeteleriniz milattan önceye mi ait? Camları en son ne zaman sildiğinizi hatırlayabiliyor musunuz? Biraz iş yapmak kimseye zarar vermez. Ayrıca, kilolarınızı daha çabuk vermenizi sağlar.

32- Tekrar çocuk olun

Çocukluğunuzda en çok sevdiğiniz oyunları düşünün. Paten kaymak mı? Hulo-Hope mu, yoksa ip atlamak mı? Bunları tekrar denemeyi düşünün.

33- Asansöre binmeyin

Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.

34- Kaslarınızı geliştirin

Eğer vücudunuzu geliştirmediyseniz, hemen çalışmaya başlayın. 2-3 kg ağırlığında el ağırlıkları alın. Yeni başlayanlar için vücut geliştirmeyle ilgili bir video kasetten yararlanın. Gözle görülür bir şekilde kilo kaybederken vücudunuz, kaslarınız gelişecek ve metabolizmanız en fazla yağ yakacak şekilde çalışacaktır.

35- Bir sağlık köyüne gidin

Bir sağlık köyüne gitmek hem zihin, hem beden çok iyi bir deneyim olur. Pek çok egzersiz yapacak, düşük yağlı yiyecekler yiyecek ve bol bol şımartılacaksınız. Başlangıçta ne kadar kilolu olursanız olun, bir hafta sonunda bunların büyük kısmını kaybetmiş olacaksınız.

36- Yavaş yemek yiyin

Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.

37- Sıkı gelen giysilerinizi deneyin

Her sabah kalktığınızda ilk işiniz üzerinize dar gelen pantolon veya şortları denemek olsun. Bu yiyeceğinize dikkat etmekte, sizi gün boyu motive edecektir.

38- Hayallerinizi kutulayın

İstediğiniz kiloya indiğinizde yapmayı planladığınız herşeyi hatırlatacak bütün fotoğrafları, reklamları, yazıları kesip bir kutunun içine koyun. Birşeyler atıştırmak istediğinizde ya da jimnastik yapmaya hevesli olmadığınızda kutuyu açıp bakın.

39- Yatak odası atıştırmalarından uzak durun

Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.

‘Abur cuburu bırakın’ Eğer zayıflamaya kararlı iseniz, kesinlikle abur cuburdan uzak durmalısınız. Evde canınız sıkıldığında şekerleme yapın, ama sakın abur cubura el atmayın.

40- Kendinizi ödüllendirin

En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.

41- Diyetle ilgili konuşmayı yasaklayın

Bir şeyi ne kadar çok konuşursanız, bu hayatınızı o kadar etkiler. Başka insanlarla diyetiniz ve beslenme tarzınızla ilgili konuşmaları kendinize yasaklayın. Eğer sözü açılırsa nazikçe konuşmak istemediğinizi belirtin. Kilolarınızı sessizce ve kendinize özel verin.

42- Beraber diyet yapabileceğiniz bir arkadaş bulun

Her sabah birbirinize telefon açıp o gün yemek listenizde ne yemek olduğunu anlatın. Ayrıca canınız yasak olan bir şeyi çektiğinde telefonla konuşursanız bu istekten vazgeçebilir, birbirinize yardımcı olabilirsiniz.

43- Tasarruf yapın

Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.

44-Sofra yerine sevgilinizin yanına gidin

Sevgiliniz kanepeye uzanmış gazete okuyor. Buzdolabında bir kutu dondurma!.. Bu ikisi arasında sevgilinizi seçtiğinizde, kalçalarınız ve sevgiliniz bu seçimden mutlu olacaktır.

45- Kendinize hoş şeyler söyleyin

Doğru bir şey yaptığınızda, mesela bir kilo verdiğinizde veya başkasının tabağında kalan pirzolaları görmezden geldiğinizde, kendinize hoş birşeyler söyleyin ve kendinizi övün.

46- Flört edin

Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?

47- Kilo vermek için bir mazeret bulun

Genelde insanlar düğünlerden, mezuniyet törenlerinden, özel davetlerden önce kilo vermeye çalışırlar, îyi bir bahane. Sizde önünüzde düğün yada başka bir tören yoksa, bir bahane yaratın. Örneğin, gelecek ay şirket genelinde bir toplantı varsa, bu toplantıda çalıştığınız bölümü tanıtacak bir rapor sunmayı teklif edin. Yalnızca kilo vermekle kalmayıp, şirketteki kariyerinizide sağlamlaştıracaksınız.

48- Abur cubur yemeyin

Verilecek 2-3 kilo bir yanda, kilolarınıza kilo katacak abur cuburlar diğer yanda ve siz bugüne kadar hiç aç kalmasanız da bunlardan bir türlü uzak kalamadınız. Bütün gün yapacaklarınızı planlayın. Sinemaya gidin, yürüyün, kendinizi bir romanın içine gömün ve şekerleme yapın. Ne yaparsanız yapın, yeter ki buzdolabından uzak durun.

‘Asansörü kullanmayın’ Gerek iş yerinde gerekse evinizde asansörü kullanmazsanız, kendiniz ve sağlığınız için büyük bir iyilik yapmış olursunuz.

49- Kendinize karşı katı olun

Gerçekten ” bir kereden hiçbirşey olmaz” mı? Belki de bunun için kaybetmeye çalıştığınız 2-3 kilo var. Canınız dondurma çektiğinde veya canınız spor yapmak istemediğinde “hayır” demesini bilin… Kendinizi biraz zorlamanız, kilolarınızın kaybolmasını çabuklaştıracaktır.

50- Mayonuzu giyin

Yılın hangi mevsimi olursa olsun, bir boy aynasının karşısına geçin, mayonuzu giyin. Bu daha fazla egzersiz yapmanız ve diyetinize sadık kalmanız için yeterlidir.

Tags: , , , , , ,

Sonoma Dİyeti

Sonoma Dİyeti
Sonoma Diyeti

Vücuttaki yağların daha hızlı sürede yakılmasını sağlayan yeni diyet yöntemleri, aynı zamanda toksinleri atarak kansere yakalanma riskini de azaltıyor.

Bir zamanlar Amerika’yı kasıp kavuran protein ağırlıklı Atkins diyeti tarihe karışıyor.

Nüfusun yüzde 30′unun obez olduğu Amerika’da şu sıralar iki diyet kitabı en çok satanlar listesinde hızla üst sıralara tırmanıyor. Ünlü diyetisyen Connie Gutterson’un yazdığı adını California’nın şarap vadisinden alan “Sonoma” kitabı ile ingiliz Audrey Eyton’ın yazdığı “F2″ diyetleri aşırı kilolu insanların yeni umudu… Bu iki diyetin en büyük özelliği diğer rejimlere göre vücuttaki yağların çok daha hızlı yakılmasını sağlaması…

Aynı zamanda zararlı toksinleri vücuttan atarak kanser riskini azaltıyor olması… Uzmanlar “Bu iki diyet kalp damarlarının tıkanmasına neden olan kolestrolü düşürüyor. Şeker miktarını düzenleyerek diyabet riskim azaltıyor.. Sadece vücudun değil, aynı zamanda ruhun da gıdası. Başağrılarını ve depresyon riskim azaltıyor. Beynin yaşlanmasını geciktiriyor” diye konuşuyorlar. İşte Amerika’nın uyguladığı iki yeni diyet. Hangisi uygun kararı size verin…

Sonoma diyeti

Neleri yiyebilirsiniz: Bu diyette “olmazsa olmaz” 10 gıda var. Badem, dolma biberi, yaban mersini, brokoli, üzüm, zeytin yağı, ıspanak, çilek, domates ve tüm tahıllar.

Nasıl uygulanıyor: Bu diyet üç aşamadan oluşuyor.

Birinci bölüm: 10 gün sürüyor. Muz gibi tatlıyı hatırlatan meyveler yasak.. Nişastalı sebzeler ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler) ve alkol ilk hafta yasaklar listesinde. Kadınlar için limit 1200 erkekler için 1400 kalori.

İkinci aşama: İstediğiniz kiloya gelene kadar devam ediyor. Günde bir bardak şarap içebilirsiniz. Birinci aşamada yasak olan sebze ve meyvelerden günde bir porsiyon yiyebilirsiniz. Kalori limiti kadınlar için 1500, erkekler için 1800.

Üçüncü aşama: Kilo verdikten sonra da yaşlanmayı geciktirmek için sağlıklı beslenmeye devam etmeniz gerekiyor.

Yasaklar: Hayvansal gıdalar, öğünler arası atıştırmalar, meyve suyu, kurutulmuş meyve… Şeker, ekmek, kurabiye, kraker, pirinç, peynir, katı yağ, reçel, dondurma ve hamur işleri de yasak. Sabah kahvaltısında küçük, öğlen ve akşam yemeğinde ise orta boy tabak kullanın. Bu rejimde, diyet ürünler kullanılmıyor. Cildi koruyor, saç ve diş dökülmesini de önlüyor Günde sadece bir bardak süt içebilirsiniz (yağsız)

Tags: , , , , ,

Taylan Kümeli Daha sağlıklı bir yaşam için yeme-içme önerileri

Taylan Kümeli Daha sağlıklı bir yaşam için yeme-içme önerileri
Ekmek konusunda seçiminizi yüzde 100 tam tahıldan üretilmiş ekmekten yana kullanın.

Bitki çaylarını ihmal etmeyin ama doğru zamanlarda tüketin.

Örneğin, adaçayının uyarıcı, melisanın ise rahatlatıcı etkisi vardır. Siyah çayın, sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi yoktur.

Vücudun su dengesinin korunmasında önemli bir rol oynayabilir. Ancak kafein içermesi nedeniyle dikkatli tüketilmeli.

Çayınızı, kahvenizi veya kahvaltılık gevreğinizi tatlandırmak için normal şeker yerine, enerjisiz doğal tatlandırıcıları kullanın.

Her zaman yanınızda, çantanızda, arabada, ofiste sağlıklı atıştırmalıklar bulundurun.

Omlet yaparken iki yumurta yerine, yumurtalardan birinin tamamını kullanın, diğerinin ise sadece beyazını ekleyerek aldığınız kaloriyi azaltın. Omletinizi peynir veya et yerine, soğan, mantar, ıspanak, biber ve baharatlarla lezzetlendirin.

Kırmızıbibere acı tadını veren kapraicin adlı madde güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle yemeklerinizi kırmızıbiberle tatlandırın.

Soya fasulyesi sağlıklı bir protein kaynağıdır, öğünlerinizde kullanmaya özen gösterin.

Süt-yoğurt-peynir : Süt, her tür peynir, yoğurt, dondurma gibi süt ürünleri, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral sağlar.

Tereyağı dışındaki süt ürünleri kemiklerin büyümesi ve bakımı için önemli bir besleyici olan kalsiyumun olağanüstü kaynaklarıdır. Sütte çeşitli oranlarda tam yağlı (yüzde 2), kaymağı alınmış ya da kısmen yağı alınmış (yüzde 1) D vitamini vardır.

Ortalama yetişkin günde iki bardak süte ihtiyaç duyar. Süt aynı zamanda temel kalsiyum kaynaklarından biridir. Kadınlar, özellikle hamile ve emziren kadınlar ve büyümekte olan çocuklar günde iki bardaktan fazlasına ihtiyaç duyar.

Tags: , , , , , , , , ,

Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor

Estetikte KÖK HÜCRE devrimi geliyor
Rahat korse kullanılabildiği için vücuda şekil verme operasyonlarına, güneşten korunulabildiği için de yüz ameliyatlarına, kış aylarında talep artıyor. Her geçen gün hızla gelişen plastik cerrahide yeni hedef ise yakın zamanda kök hücrelerden faydalanabilmek

“Deriyi ilgilendiren yüz ameliyatlarında, yüz germesi, peeling, dermabrazyon (cilt soyma) işlemlerinde pigment sorunlarının ortaya çıkmaması, ve ödemler oluşmaması için kış aylarını tercih edebiliriz.”
Daha güzel görünmek için doğallıktan vazgeçmek gerekmiyor. Çünkü artık estetik ameliyatlarda aranan en büyük özellik kişiyi doğal göstermesi. International Hospital Estetik ve Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Bölüm Sorumlusu Dr. Nuri Soysal ile Acıbadem Kozyatağı Hastanesi ve Bağdat Caddesi Tıp Merkezi’nin Estetik ve Plastik Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydın Saray, bu alandaki gelişmeleri anlatıyor.
Kimlere plastik cerrahi uygulanıyor?

Dr. Nuri Soysal: Plastik cerrahinin alanı, estetik ve plastik rekonstrüktif cerrahi olarak ikiye ayrılıyor. Rekonstrütktif cerrahi doğuştan gelen problemleri de kapsadığı için üç günlük, beş günlük, beş aylık bebekten, kişinin ömrünün sonuna kadar bir yelpaze içinde ihtiyaç duyabileceği bir alandır. Küçük yaştaki çocukların çeşitli kaygıları, gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği için birtakım ruhsal problemleri yaşamadan bu sorunları halletmemiz gerekir. Dolayısıyla ameliyat yaşını oldukça erken yaşlara çekebilme durumumuz söz konusu.

Çocukluk döneminde genellikle ne tür estetik operasyonlar yapıyorsunuz?

Dr. Soysal: Daha çok kepçe kulak operasyonları yapıyoruz. Bundan çok rahatsız olan çocukların, okulda birtakım travmalar yaşamaması için henüz okula başlamadan bu sorundan kurtulma şansları var. Estetik anlamda, gelişimini büyük oranda tamamlamış bir kulak 5 yaşından itibaren ameliyat ile düzeltilebilir. Doğuştan ya da sonradan olan fiziksel bozuklukların çocuğun ruhsal gelişimini engellememesi ve daha iyi bir şekle ulaşıp okul zamanında birtakım travmalara neden olmaması için erken çocukluk yaşlarında yapılabilecek birtakım estetik işlemler olabilir. Bunlar, birtakım izler ya da hareketini kısıtlayan durumlar olabilir. Yaralanmalardan sonra oluşmuş kötü izleri bunların arasında sayabiliriz. Ayrıca dudak yarıklarının oluşturduğu bu kapsamda ele alınır.

Kişinin kemik yapısının oturmuş olması gerekiyor mu, özellikle burun düzeltme ameliyatlarında?

Dr. Soysal: Sadece kemiğin değil, kıkırdak, doku ve organ gelişiminin de tamamlanması gerekiyor. Burnun gelişiminin tamamlaması da genellikle 16-17 yaşlarda olur.

Peki hastalar için belirlenen bir üst yaş sınırlaması var mı?

Dr. Soysal: Hayır yok böyle bir şey. Geçenlerde bir hastamız geldi, 60 yaşında burun estetiği yaptırdı. 20’li yaşlarından bu yana şikayetçiymiş burnundan ama yeni yaptırabildi. İnsanların hazır olması gerekiyor, kimi maddi açıdan kimi eşi izin vermediği için bekliyor ama şartlar hazır olduğunda yaptırabiliyorlar.

Hastanın ruh hali operasyonlar açısından önemli mi?

Dr. Soysal: Tabii, biz hastada stabil (durağan, oturmuş) bir ruh hali isteriz. Ruh halini genel sağlığın dışında tutma şansımız yok. Karaciğer hastalığı olmasın derken anestezik ilaçlara bakarız ama genel sağlık açısından hem karaciğerine, hem ruh haline her şeyine bakarız.

Kışın yapılmasını önerdiğiniz operasyonlar var mı, neden?

Dr. Soysal: Deriyi ilgilendiren yüz ameliyatları, yüz germesi, peeling, dermabrazyon işlemlerinde pigment sorunlarının ortaya çıkmaması, birtakım ödemler oluşmaması için kış aylarını tercih edebiliriz. Çünkü yazın, bu tür operasyonlarda güneş ışınları ciltte lekelenmeye, uzun süre ödem oluşmasına neden olabilir. Ancak bu, böyle operasyonların sadece kışın yapılmasının şart olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü karar verme aşamasında en önemli faktör, kişinin hazır olması ve kendine zaman ayırabilmesidir.

Burun ve göğüs ameliyatlarında, günümüzde belli bir trend var mı?

Dr. Soysal: Dünyada, doğal yüz germesi, burun, göğse doğru bir yönelme var. Çok büyük göğüsler tercih edilmiyor. Burun ameliyatı olanlar doğal görünmeyi tercih ediyor. Hatta çevrelerindekilere burun ameliyatı geçirdiklerini söylemek istemeyenler bile var. Burada önemli olan hastanın derisine, yüz yapısına, kemik ve kıkırdak yapısına uygun bir şekilde operasyon yapmak.

Bilgisayar teknolojisi alanındaki gelişmeler size estetek cerrahide yardımcı oluyor mu?

Dr. Soysal: Tabii, binlerce bilgisayar programı var. Hastanın resmi üzerinden ona yapılacak burnu gösterebiliyorsunuz. Ama bunu yapamayabilirsiniz de. Çünkü kişinin yapısı çok önemli. Bana maille fotoğraflarını gönderip “Burnum nasıl olabilir?” diye soranlara ben yüz yüze görüşmek gerektiğini söylüyorum. Çünkü siz şöyle yaparım dersiniz, gerçekten yapabilirsiniz de ama olmayabilir de. Bir de kullanılan materyaller önemli. Ben Türkiye’nin en iyi hastanesinde ameliyat yapıyorsam benim görevim her şeyin en iyisini kullanmak…
KÖK HÜCRE TRANSFERİ iÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI
Meme protezlerinde son dönemde yaşanan yenilikleri ve gelişmeleri anlatır mısınız?

Doç. Dr. Aydın Saray: Son zamanlarda koheziv meme protezlerinin kullanılmasında artış var.

Neden?

Doç. Dr. Saray Bunların özelliği yumuşaktan serte doğru üç tipinin olması. Diğer silikon meme protezlerine göre daha dayanıklı ve sert bir yapıları var. Silikon protezlerde delinme, patlama olduğu zaman protezin vücuda sızıp sıvı yağ şeklinde vücutta sağa sola akma hissi var. Bu kohezivler kırılsa da vücuda yağ gibi akmıyor. Bütünlüğünü koruyor. Hastada reaksiyon uyandıracak sıkıntılar yapmıyor. İkinci avantajı da biçmini koruması. Yani yandan bakıldığında gözyaşı damlası şeklindeki meme biçmini çok iyi koruyor. Diğer protezlere göre daha doğal duruyor.

Bu protezlerin olumsuz yanları var mı?

Doç. Dr. Saray: Tek dezavantajı biraz sert olmaları ve yerleştirilmelerinin güçlüğü. Zaten vücutta çok fazla meme protezi yerleştirmek için yerimiz yok. Meme başının içi, göğsün altı veya koltuk altından protez yerleştiriliyor. Serumla doldurduğumuz meme protezlerini, meme başının ucundan yapabiliyorduk. Bu protezlerin göğsün altından yerleştirilmesi gerekiyor.

Bu hastaya ne gibi bir rahatsızlık veriyor?

Doç. Dr. Saray: Meme başındaki izler çok kolay kaybolabiliyor, ancak memenin altındaki izlerin kaybolması altı ayı buluyor. Meme normal durumdayken o izi kapatıyor ama hasta sırt üstü yattığı zaman iz belli oluyor.

Peki, avantajları neler?

Doç. Dr. Saray: Hasta kendini muayene ettiğinde kendini çok daha doğal buluyor. Bazı protezler deride kırışıklık yapabiliyor. Bazen de protezin içine hava kaçınca fokur fokur sesler gelebiliyor. Koheziv protezlerde bu tür şikâyetler olmuyor.

Estetik dünyasındaki yeni haberler neler?

Doç. Dr. Saray: ABD’de geçen yıl silikon protezlerin kullanımına izin verildi. 1992’den bu yana silikon jel dolu olan protezler yasaktı. Türkiye ve Avrupa’da kullanılabiliyordu.

ABD’de neden yasaklanmıştı?

Doç. Dr. Saray: Silikon-jel dolu olan protezlerin sızıntı yapması durumunda bağ dokusu hastalığı olabiliyordu. Omuz ve boyun ağrılarıyla birlikte seyreden bir hastalık yapıyordu. Ben özellikle silikon-jel yerine serumla doldurulan protezler kullanıyordum. Patladığında dışarıya sızan sodyum klorür olduğu için yan etkisi olmuyordu ama artık silikon-jel dolu protezleri de kullanabiliyoruz. Dezavantajları ortadan kalktı.

Kök hücre çalışmalarının uzmanlık alanınızda bir yeri var mı?

Doç. Dr. Saray: İnsanda doku olarak yapı taşı malzemesi sınırlı. Bazı durumlarda insanda hacim veya yapısal özellikleri geri kazandırmak için insanın kendi dokuları yeterli olmuyor. Başkalarından alınan kadavranın kıkırdağı kemiği, bazı özel işlemlerden geçirilerek başka insanlarda kullanılır hale getiriliyordu. Çok fazla burun ameliyatı olanlarda kıkırdak dokusu kalmıyor. Başka insanlardan alınmış kıkırdaklar kullanılıyordu. Ama bunun iki riski var. Bir yabancı madde olması, ikincisi yabancı cisim gibi bir bağışıklık reaksiyonu uyandırması. Vücut bunu eritmeye çalışıyor. Üçüncüsü ve son gündeme gelen risk de bu maddelerden viral hastalıkların geçme riski. Ne kadar dikkat ederseniz edin yapısında viral hastalıklar geçebiliyordu. Bu nedenle kök hücre transferi son dönemlerde plastik cerrahinin de yakından ilgilendiği bir alan.

Ne tür çalışmalar yapılıyor?

Doç. Dr. Saray: İnsanların kendi yağ dokusu içinde, düşük de olsa çok potent yani çok fazla hücreye dönüşüm yeteneği olan hücreler var. Multipotent dediğimiz bu hücrelerden üreterek, daha sonra bunu o kişiye enjekte ederek bir dokuyu üretme ihtimali var. Son zamanlarda meme dokusu üretilme çalışması var. Almanya’da yapıldı bu çalışma. Kişinin kendi kök hücresinden meme büyütmeye yakın hacim sağlandı. Aynı zamanda estetik burun ameliyatlarında septum dediğimiz burun için kıkırdak dokunun yenilenmesi sağlandı.

Bu çalışmalarda ne gibi sorunlarla karşılaşılıyor?

Doç. Dr. Saray: Tabii, etik sorunlar var. Bunun yanı sıra, kök hücreler enjekte edilebilen mor bir sıvı. Bir meme oluşturmak istiyorsanız eğer onu meme şeklindeki bir kaba boşaltmanız gerekiyor, sonra o kabın da erimesi. Bir de örneğin kıkırdak üretmeye çalışırken, hücreler kıkırdakta durmuyor, kemikleşiyor.

Kış aylarında en çok hangi estetikler yapılıyor?

Doç. Dr. Saray: Kış aylarında özellikle vücuda şekil verme operasyonları biraz daha fazla yapılabilir. Vakumla yağ alınması (liposuction) ve karın germe ameliyatları daha fazla olabiliyor. Çünkü, bu ameliyatları yaptıktan sonra hastanın yeni biçimini korumak, karın kaslarını desteklemek için hastaya ilk bir ay sürekli, üç ay da aralıklı olarak korse giydiriyoruz. Yaz aylarında bu korse son derece terletici olabiliyor. Bu korse kullanılmazsa da vücudun biçim alması zor oluyor.

“Ben özellikle silikon-jel yerine serumla doldurulan protezler kullanıyordum. Patladığında dışarıya sızan sodyum klorür olduğu için yan etkisi olmuyordu ama artık silikon-jel dolu protezleri de kullanabiliyoruz.”
Yaşayanlar anlatıyor
‘Artık burnumu seviyorum, fotoğraf çektiriyorum’

Burnunun şeklinden memnun olmadığı için geçen yıl estetik ameliyat yaptıran 24 yaşındaki biyolog Derya Kaymak, “Artık burnumu seviyorum” diyor.

Neden burnunuzdan ameliyat oldunuz?

Derya Kaymak: Burnumun şeklinden memnun değildim. Hiçbir zaman da memnun olmadım.

Ameliyat olmaya nasıl karar verdiniz?

Derya Kaymak: Arkadaşlarımın yönlendirmesiyle oldu. Aslında tam karar vermemiştim ama International Hospital’a gelip Nuri Soysal ile konuşunca “Evet, ben ameliyat olmalıyım” diye karar verdim. Onun konuşması ve anlattıkları beni çok rahatlattı yani. Bu kararımın ardından 15 gün sonra ameliyat oldum. Burnum bir hafta alçıda kaldı, bir hafta bandajlıydı. Daha sonra da çabuk iyileşti.

Şimdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

Derya Kaymak: Burnumu seviyorum. Bana bu soruyu soranlara eski ve yeni fotoğraflarımı gösteriyorum.

Peki duygusal açıdan sizi etkiledi mi bu operasyon?

Derya Kaymak: Elbette, eskiden bana profilden bakanlara sinirlenirdim, resim çektirmek istemezdim. Şimdiyse çok mutluyum. Bir de eskiden nefes alırken zorlanıyordum, geceleri burnumdan nefes alamadığım için ağzım açık uyuyordum. Bu tür problemler de ortadan kalktı.

Tags: , , , , , , ,

Kök hücreyle kalıcı gençlik!

Kök hücreyle kalıcı gençlik!
Yaşlanmanın etkilerini durduran yöntemler arasında en etkili yöntem…

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik- Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, kök hücreden zengin yağ hücresi enjeksiyonunun yüzde 90 kalıcı olduğunu ve etki süresinin de 5–7 yıl arasında olduğunu belirtiyor.

Yaşlanmanın etkilerini durduran yöntemler arasında en etkili olanın kök hücreden zengin yağ hücresi enjeksiyonu olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik- Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, “Bu yöntem yüzde 90 kalıcı ve etki süresi de 5-7 yıl arasındadır” diyor.

Dr. Karacalar, son araştırmaların erişkin kök hücrelerin insan bedeninde en bol olarak yağ dokusunda olduğunu gösterdiğini belirterek “Yağ dokusu aynı miktardaki kemik iliğinden 1000 kat daha fazla kök hücreye sahip. Bu bulgular bir anda yağ hücrelerinin ne kadar değerli olduğunu bize gösterdi. Bütün bilimsel çalışmalar kök hücreler ile ilgili potansiyeli açığa çıkarmıştır. Bu inanılmaz hücreler insan bedenindeki tüm dokulara dönüşebilmektedir. Kendilerini sonsuz klonlayabildiği için ölümsüzdürler” diyor.

35 yaşını geçenlere öneriliyor

Gençleşme ve yaşlanmayı durdurmanın en etkin yolunun kök hücreden zengin yağ hücresi ve kollajen üreten hücre enjeksiyonları olduğunu vurgulayan Dr. Karacalar, konuyla ilgili şunları söylüyor:

“Tek başına kök hücre terapisinin, gençleşme için henüz sınırları tam belirlenmiş olmasa da kök hücreden zengin yağ hücre enjeksiyonları gençleşmenin ya da yaşlanmayı geciktiren uygulamaların en başında yer alıyor. Verilen yağların kalmadığı ya da yüzü şişirdiği ile ilgili genellemeler, kök hücreden zengin yağ hücresi enjeksiyonları için doğru değildir. Doğru teknik yüzün bozulmuş geometrisini düzeltir.

Yüzü şekillendirir, yeniden onarımı harekete geçirir ve yapısal destek verir. Kişinin kök hücreden zengin yağ hücrelerini çok hassas bir şekilde alıp, ihtiyacı olan bölgelere daha fazla olmak üzere bütün yüze bal peteği tarzında enjekte edilmelidir. 35 yaşını geçen herkesin koruyucu ya da tedavi edici amaçlı bu enjeksiyonları yaptırmaları uygundur.”

Kendi geliştirdiği yöntemle yağ hücre transferi işlemini uygulayan Prof. Dr. Karacalar, bu yöntemi şöyle anlatıyor:

“Yüz ve bedendeki yaşlanma belirtilerinin birinci nedeninin hacim kaybı ve kalan hacmin yer değiştirmesi olduğu biliniyor. Deri, deri altı dokusu, yağ dokusu, kaslar ve hatta kemik, yaş arttıkça hacim kaybına uğrar. Zayıfladığımız zaman giysilerimizin üzerimizden dökülmesi gibi, derimiz de bol gelmeye başlar, katlanır ve kırışır. Boşalan, hacmini kaybeden meme dokusu sarkar.

Hacmini kaybeden kalça dolgunluğunu kaybeder ve çevrede yalancı sellülitlere neden olur. El sırtı boşalır, tendonlar ve damarlar görünmeye başlar. Hacmini kaybeden kaşlar bile yerçekimine direnemez. Bizim geliştirdiğimiz yöntemle dışarıdan hiçbir yabancı maddenin karışmadığı ve yağ hücrelerinin oldukça hasarsız olarak alındığı yöntemle yağ hücrelerinin transferi yapılıyor.

Bu yöntem ile kök hücreden zengin yağ hücreleri volumetrik yüz ve beden gençleştirme sağlamaktadır. Kollajen üreten fibroblast nakli için kişiden alınan hücreler laboratuvar ortamında çoğaltılarak hastaya verilmektedir. Bu işlemi GMP (uluslararası üretim kalite belgesi) onayı almış laboratuvar ortamında yapıyoruz.”

Tags: , , , , , ,

hastalık diyeti

hastalık diyeti
Diyeti daha etkili hale getirmek,sağlıklı ve hızlı kilo vermek ve yağ yakımını hılandırmak için bu bitkilerden faydalanmalısınız.Günümüzde kilo alma konusunda yapılan araştırmalar göstermiş ki sayacağımız bu bitkiler hem yağ yakımını hızlandırıyor,hem iştahı kontrol altına alıyor hem de yenilen yiyeceklerin yağa dönüşmesini engelliyor.Örneğin at kuyruğu bitkisi güçlü bir idrar sökücü yani ödem attırıcı. Egzersiz ve diyetle kullanıldığında yağ dokularının vücuttan atılmasını sağlayıcı özelliği bulunuyor.Yine maydanoz da aynı etkilere sahip.Her yemekte ve salatada maydonoz kullanmak, demleyerek çayını içmek ve sağlarıyla beraber çiğ olarak tüketmek son derece sağlıklı.Zayıflama istiyorsanız maydanozdan muhakkak faydalanmalısınız.

Diyetinizde olmazsa olmaz bir diğer bitki de adaçayı.Gerek çay olarak demleyerek tüketebiliyorsunuz gerekse yemeklerinize tatlandırıcı olarak da ekleyebiliyorsunuz.Bununla beraber fesleğen de suyu atmaya yardımcı oluyor. Hatta eter yağların moral yükseltici etkisi var.Kekik,civanperçemi,biberiye,tere otu,sinameki,nanebalık otu ve brokoli de diyet sırasında destekleyici olarak kullanılmalıdır.

Diyet tedâvisi yüzlerce yildir tatbik edilmektedir. Seker hastaliginda perhiz.Tuzsuz perhizogustan metabolik hastaliklarda perhiz

Tags: , , , ,

İştah Kesen Besinler – İştah Kesen Yiyecekler

İştah Kesen Besinler – İştah Kesen Yiyecekler
İştah Kesen Besinler – İştah Kesen Yiyecekler

Karbonhidratlar

Kepek, buğday gibi tahıl ürünlerde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engeller.

Triptofan

Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.

Krom

Bu oligoelement, vücuttaki insulin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yiyebilirsiniz.

Albümin

Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofam oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.

Früktoz

Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal, fruktozun ana kaynağıdır.

İyot

Tiroit hormonlarının yapımı İçin gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğan, iyot açısından oldukça zengindir.

İşte mucize besinler…
Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.
Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.
Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.
200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 1 00 gr kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.
Kendinize yeşil salata, uskumru balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin İşlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.
Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.
Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.
Kırmızı elmayı İnce dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın İçeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.
Yağsız kaşarı ince İnce dilimleyin ve siyah zeytin İle süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.
Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın İçinde biraz pişirip çıkarın.
Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir, hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin İçeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.
Kahvaltıda armut yiyin. Armutu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ekleyin. Armutun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.
Kendinize kırmızı portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun.
Günde üç kez meyve suyu için. Meyve suyunun İçine katacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir.
Bezelyenin içeriğinde bulunan albumin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir. Bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.

Tags: , , , , , , ,

hızlı zayıflama diyeti

hızlı zayıflama diyeti
Aynadaki görüntünüzden hoşnut değilsiniz üstelik kıyafetleriniz de dar gelmeye başladı… Yapacak tek birşey var; o da sıkı bir rejime başlamak. Ancak bu konuda hiç de başarılı olduğunuz söylenemez. Listeli, ne zaman neyi yemeniz gerektiğini söyleyen diyetler size çok zor geliyor… O halde daha kolay ve sıkılmadan yapabileceğiniz karbonhidrat diyeti tam size göre…

Karbonhidrat diyeti sayesinde istediğiniz öğünde dilediğiniz kadar yiyebilir, bu sayede aç kalmadan kilo verebilirsiniz. Tek yapmanız gereken günlük aldığınız karbonhidrat miktarını azaltmak. şişmanlamamızın en önemli nedenlerinden biri de fazla gıda almamız sonucunda vücudumuzda yağ birikmesi. Vücuttaki bu yağlar genellikle de alınan karbonhidratların yakılmayıp depolanmasıyla oluşur.

Normal bir insanın günlük alması gereken karbonhidrat ünite miktarı 70- 75 arasındadır. Her gün bu miktarda karbonhidrat alan kişi kilosunu dengede tutar ve şişmanlamaz. 70 ünitenin altında karbonhidrat alan kişi ise kilo verir. Karbonhidrat üniteniz 40-50 ünite arasında kaldığı sürece inmek istediğiniz kiloya kolayca erişebilirsiniz.

Karbonhidrat diyetini yaparken aç kalmazsınız. Bu sebeple de sinir siteminiz yıpranmaz. Rejim sırasında özellikle dikkat etmeniz gereken en önemli nokta şekerli ve unlu yiyeceklerden kaçınmak olmalıdır. Bunun yanında listenizde, yumurta, peynir ve balık gibi hem besleyici hem de karbonhidrat değeri düşük besinleri bol bol bulundurabilirsiniz.

Tags: , , , , ,

Hypoxi ile incelme

Hypoxi ile incelme
Sizde mutlaka farkındasınız, son zamanlarda HYPOXI yapmak herkesin dilinde. Çevremizde bir çok arkadaşımızın gittikçe inceldiğini gördüğümüzde merakla bunun sırrını soruyoruz. Bugünlerde aldığımız yanıtlar hep aynı “ Hypoxi yapıyorum “ . Biz Hypoxi’ yi yeni öğrendik ama, devrim yaratacak yenilik olarak tarif edilen hipoxi ile Robbie Williams, Ralph ve Michael Schumacher kardeşler gibi ünlüler

doğal form tutma yöntemi olarak yıllardır kullanılıyorlarmış.4 günde 1 bedene kadar incelme imkanı sunuyor

Hepimiz fazla kilolarımızdan kurtulmak için düzenli uygulanan diyet ile birlikte egzersiz yapılması gerektiğini biliyoruz. Ancak yıllar geçtikçe ne kadar diyet ve spor da yapılsa özellikle karın, basen ve kalça gibi bölgelerde kurtulamadığımız bölgesel yağlanmalar devam ediyor. Kişisel Bakım Ekipmanları Sektörü Lideri İnanır Group güvencesi ile Türkiye’ye getirtilen ve çağın mucizesi olarak tarif edilen Hypoxi, özellikle bölgesel yağlanmaların olduğu kalça, karın, bel, basen, bacak gibi problemli alanlarda etkili olarak 4 günde 1 bedene kadar incelme imkanı sunuyor…

Bölgesel yağ yakma yöntemi olan Hypoxi, basınç terapisi yöntemi ile kan dolaşımını hızlandırarak egzersiz ile birleştirirken, daha az zamanda, daha az efor harcayarak sadece hedeflenen problemli bölgeleri yağ yakımını sağlayarak şekillendiriyor.

Hypoxi 4 farklı cihazın, farklı işlevleri sayesinde etki gösteriyor…

Tags: , , , ,

Diyet – Metre

Diyet – Metre
Hem sağlıklı tutacak hem de ideal kiloda kalmanıza yardımcı olacak, birazcık da yaşlanmanızı geciktirecek ideal bir beslenme reçetesi aradığınızı biliyorum.

Bu reçetenin kolay, ucuz, uygulanabilir olmasını, sizi asla aç bırakmamasını istediğinizin farkındayım! Emin olun, böyle bir diyet hepimizin ortak hayali. Biz yine de yaklaşan “mayolu ve bikinili günler” nedeniyle yağlardan ve selülitlerden uzak bir yaza hazırlık için “size özel bu yol haritasını” yani bir “diyet-metre” hazırladık.[/i]

BEDEN KİTLE İNDEKSİNİZİ DİKKATLE İZLEYİN!

İdeal kilonuzu belirlemek için kullanacağınız bilimsel klinik ölçü BKİ’dir. Beden kitle indeksinin nasıl hesaplanacağını birçok defa belirttik. Formülü altta bulacaksınız.

BKİ:Ağırlık (kg) / Boyunuzun karesi (m.)

Beden kitle indeksiniz, 35 yaş ve altı için 25’ten; 35 yaş üzeri için 27’den yüksekse fazla kilolusunuz denilebilir. Her yaş için; 30’dan yüksek ise orta düzeyde, 35’ten fazla ise ileri düzeyde şişman olduğunuzu bilmelisiniz.

DİYET DEDİĞİNİZ ÖZEL OLMALI

Diyetler eğer size özelse, daha bir üstünüze oturuyor ve daha başarılı oluyor. Bu durum biraz da hazır bir elbiseyi satın alıp giymekle, elbiseyi terzide diktirmek arasındaki farka benziyor. Hazır bir elbisenin kolunu belini boyunu paçasını değiştirdiğinizde o elbise ne kadar üzerinize oturuyor, size ne kadar yakışıyorsa hazır diyetler de size o kadar uyuyor! Size özel hazırlanan, ağız tadınıza, alışkanlıklarınıza, işinize ve ekonomik durumunuza göre planlanan diyetlerse bedeninizde “usta terzi işi” bir elbise gibi duruyor.

DİYETİN DE BİR ANAYASASI VAR

Tavsiyem, kilo vermeyi düşündüğünüzde doktorunuzun, diyet ve egzersiz uzmanınızın hatta motivasyon danışmanınızın kafa kafaya verip size uygun bir program hazırlamalarını istemeniz. Çünkü “diyet yapmak” deyimi bile artık çoğumuzda güvensizlik, isteksizlik, hatta sinirlilik hali yaratıyor. Bu programı yaparken de “anayasaya uygun” diyet kanunları koymak zorundasınız.

Yani, nasıl bir beslenme planı yaparsanız yapın diyet yapmanın da bazı vazgeçilmezleri yani bir anayasası vardır. Bunlar her diyette bulunması gereken ortak noktalar: Beslenme planınız her zaman maksimum metabolik etkinlik sağlamalı ve sizi maksimum bir mutluluk ve güçte tutmalı. Sosyal yaşamınızı engellememeli, yorgunluk yapmamalı, ek bir ekonomik yük getirmemeli. Uykunuza, istirahatınıza, işinize, gücünüze, dinlenmenize ve eğlencenize mani olmamalı. Sizi daha mutlu, keyifli biri yapmalı.

HIZLA GİDEN KİLOLAR AYNI HIZLA GERİ GELİR

Özellikle orta yaş ve üzerindekilerin eğer ciddi bir kilo fazlalığı veya kilo nedeniyle ağırlaşan kan şekeri yükselmesi, hipertansiyon problemi gibi sorunları yoksa, hızlı kilo vermesi gerekiyor. Biz, ortalama haftada bir kilodan fazla kilo kaybını, özel durumlar dışında, önermiyoruz.

50 yaş üzerinde, kişisel sağlık geçmişinde kanser, şeker hastalığı, hipertansiyon kalp veya böbrek yetmezliği bulunanlarda haftalık kilo kaybını 500 gramla sınırlıyoruz. Eğer ciddi bir sağlık problemi yoksa 50 yaş öncesinde haftada yüzde birlik bir kilo kaybını her yaşta tavsiye edebiliyoruz. Hızlı kaybedilen kilolar yine aynı hızla geri dönüyor. Diğer taraftan, hızlı kilo kaybının yaşlanmayı hızlandırdığını, metabolizmayı yavaşlattığını, hormonal dengeyi ters düz ettiğini gösteren kanıtlar var.

HER YAŞIN BİR KİLOSU VAR

Fazladan biriken her kilo yağın, yaşam kalitenizi azalttığını, erken yaşlandırdığını gösteren kanıtlar hızla çoğalıyor. İşte bu nedenle fazla kilolu kişilerde sağlıklarıyla ilgili endişeler de ortaya çıkıyor. Aslında hafif, hatta orta düzeyde kilo artışının fazla endişelendirmesi gerekmiyor. 45-50 yaşına gelmiş, 20’li yaşlara göre 5-6 kilo almış ama sigara kullanmayan, kabul edilebilir seviyede aktivitede bulunan ve genelde sağlıklı beslenen biriyseniz, sağlık bakımından ciddi bir korkunuz olmasın. Her yaşın bir kilosu var. 20’li, hatta 30’lu yaşlarda 38 beden olan birinin 50’li yaşlarda 40 hatta 42 beden olması normal karşılanmalı. Yeter ki aktif ve keyifli bir hayatı olsun dengeli beslenmeye devam etsin.

YAĞ AZALTMAK DOĞRU MU?

Yiyeceklerin yağlarını azaltmak geçici kilo kaybı sağlayabilir. Ancak yağı azalmış yiyeceklerde ısrar etmek sağlıklı bir kiloyu korumayı imkansız hale getiriyor. İştahı önemli ölçüde azaltan, çabuk doymayı sağlayan yağların beslenme planından çıkarılması atıştırma yiyeceklere, pasta, kek, pilav, makarna gibi yoğun karbonhidrat içeren yiyeceklere yönelmeye yol açar. Aşırı karbonhidrat tüketimi ensülin salgılanmasını dolayısıyla yağ depolanmasını kolaylaştırır. Kilo sorununun yaygınlaşmasında yağların iyice azaltılması ve karbonhidrat tüketiminin abartılmasının önemli bir rolü var. Fazla kiloluların çoğu az yağlı veya yağsız yiyecekleri bol bol tüketebileceklerini düşünüyor. Ne var ki yukarıda da belirttiğimiz gibi sadece yağı azaltmak kilo kaybını da, sağlıklı bir kiloda kalmayı da garanti etmiyor. Bu nedenle kilo kaybı sağlayan bir diyetin günlük kalorisinin yüzde 25-30’unu yağlardan kazandırması gerekiyor.

AĞIZDA İKİ DAKİKA MİDEDE 20 DAKİKA KALÇADA 20 YIL

Fransızların çok güzel bir sözü var: “Taze bir kruvasan ağızda iki dakika, midede 20 dakika ama kalçada 20 yıl kalır.” Yeni keşfedilen yapay tatlandırıcılara, diyet veya light yiyecek ve içeceklere, her hafta gazete ve televizyonlarda boy gösteren popüler diyetlere rağmen kilolu insanların sayısı sürekli artıyor. Aslında yağı azaltıldığı ifade edilen diyet ürünlerinin çoğu normalleriyle yaklaşık aynı kaloriye sahip. Bir su bardağı normal yoğurdun enerji değer 125 kalori iken yağı azaltılmış aynı miktar yoğurdun enerji değeri 200 kaloridir. Bir dilim normal ekmekte 60-65, bir dilim diyet kepekli ekmekte 40 kalori var. Yani sorun yalnız kalorileri saymakla çözülecek gibi değil. Ayrıca diyet ürünler kalorisi çok az sanılarak normallerinin 2-3 katı fazlasıyla tüketiliyor.

Zayıflamak için yavaşlayın

“Zayıflamak istiyorsanız yavaşlayın.” Böyle diyen bir uyarının size ters geleceğini biliyoruz. Hareketli bir yaşam sürmenin, aktivitenin kilo kontrolüne yardımcı olduğu doğru ama bazen yavaşlamak da gerekebiliyor. Kısacası “yavaşlayın” uyarısı doğrudur ve sadece yemek yeme hızınızı yavaşlatmanızı öğütler. Yavaş yavaş yiyerek yemeğin zevkini daha iyi çıkarır, yemek yerken daha hoş görünürsünüz. Tokluk sinyallerinin midenizden beyninize ulaşması için zaman kazanır, daha iyi çiğnersiniz, daha iyi hazmeder, daha az yer ve daha kolay zayıflarsınız. İşte “yavaşlayarak kilo vermenin yol haritası”.

YEME HIZINIZI NASIL YAVAŞLATACAKSINIZ?

Çatalınıza daha az yemek koyun.

Yemek yerken zaman zaman ara verin, su yudumlayın.

Yemek süresince sohbet edin. Keyifli sohbetler yemek süresini uzatır.

Öze ve lezzete daha çok önem verin. Yavaş yavaş yiyin ki sadece damağınız değil, beyniniz de lezzet alsın. Yalnız karnınız değil, ruhunuz da doyuma ulaşsın.

Yemek çatalı yerine daha küçük olan salata çatalını kullanın.

Masaya size “yavaşla ve tadını çıkar” hatırlatması yapacak etiketler veya notlar yapıştırın.

Yemeğe iştahınızı azaltacak düşük kalorili, hacimli yiyeceklerle başlayın: yağsız sebze, çorbalar ve salatalar doğru başlangıçlar.

Başkalarıyla yemek yerken de hızınızı azaltmayı deneyin. Hızınızı takip etmek için en yavaş yiyen kişiyi rakip seçin ve öğünü en son bitirmeye çalışın.

Yemek yerken okumak, televizyon izlemek gibi başka bir işle uğraşmayın. Onun yerine hafif bir müzik dinleyip iyi bir partnerle sohbet edin.

Çalışma masanızda yemek yemekten kaçının. En azından yemek yemeden önce masanızı toplayın.
Alıntı.

Tags: , , , ,

diyet Anne bebek sağlığı ve bebekler hakkında her şey. || Orjinal Lida ile Sahte Lida Arasındaki Farklar || zayıflama sgk bilgisi ssk sorgulama